Mutsuz giden ilişki bitmeli mi?

Uzun süreli ilişkilerin sonunu genelde mutsuzluk getirir. Peki ilişkinin bittiğini nasıl anlarsın? İlişki ne zaman bitirilmeli? Bir ilişkiyi bitirmek için ne yapmalı?

395

Yüzüne bakarken yüreğinizin hopladığı, günlerce aç susuz düşündüğünüz adama ya da kadına karşı içinizde biriken sıkılkanlıktan kurtulamıyor musunuz? Mutsuz giden ilişkinin göbeğinde kararsız kaldıysanız. İşin uzmanından akıl alın.

Davranış Bilimleri Uzmanı Yeşim Varol, ilişkiler, mazeretler ve yapılması gerekenler hakkında Kadınvekadın’a yazdı.

Elbette hiçbir ilişkiye bitecek diye başlanmaz. Niyet hep uzun soluklu ve hatta kalıcı, mutlu ve huzurlu bir ilişki yaşamaktır. Hatta birlikte yaşamak, birlikte yaşlanmaktır hayal. Ancak her ilişki bu hayale denk gelmez. Bazen kendiliğinden kırılır dökülüverir ilişki, hiç yaşanmamışçasına iz bırakmadan. Bazen birinin yüreğini kanatır, kapansa da her hatırlandığında sızlayacak bir yara bırakır. Bazen de çoktan bitmesi gerektiği halde uzar da uzar süreç. Yaşanırken, bittiğinde vereceği acıdan fazlasına mal olmasına rağmen…

İşte asıl soru bu: “Bir ilişki ne zaman bitmeli?” Sebep olduğu tüm mutsuzluğa rağmen ilişki sürdürülmeli mi? Yangında ilk kurtarılacak şey, uğruna hayat feda edilecek şey bir kavram olarak “ilişki” mi?

İlişki ne ister

Öncelikle neden ilişki yaşarız? Evet, yalnızlık Allah’a mahsus. Evet, hepimizin iyi günde kötü günde yanında bir nefese ihtiyacı var. Evet, üremek içgüdüsel bir ihtiyaç. Sevildiğini hissetmeden insan tamamlanamaz, cinsellik temel fiziksel ihtiyaç, evet… Ancak, tüm bu sebeplerin üzerine, gelip geçici buluşmalar yerine, uzun soluklu ilişkiler kurma ihtiyacı hissediyoruz. Çünkü mutlu olmak, sevmek ve sevilmek, paylaşmak, destek almak istiyoruz. Dolayısıyla bir ilişkiden beklentimiz de bu ihtiyaçlarımızı karşılaması, hayatımıza renk katması, bizi mutlu etmesi değil mi?

O zaman basit bir aritmetikle, bir süreçte bizi mutlu etmeyen, ruhsal ihtiyaçlarımızı karşılamayan bir ilişkinin, artık bitmesi gerektiğini söylemek de yanlış olmaz. Bireyi yoran, üzen, hayatına yük getiren ilişki, mutlaka gözen geçirilmelidir; mümkünse düzeltmek, olmuyorsa bitirmek için. İnsanın kendisine yapabileceği en büyük kötülüktür, katlanmak. Hele ki ilişkinin içinde şiddet varsa, aşağılayan, benliği yaralayan davranışlar veya sözler varsa… Evet, ilişki fedakarlık ister, ama adı gerçekten “ilişkiyse”, yani çift taraflı bir paylaşım ve çaba varsa…

İlişkisini bitirme cesareti olmayan bireylerin mazeretleri genelde benzerdir;

– Bunca yıllık emeğimi nasıl çöpe atarım?

– Ya yeni bir ilişki kuramazsam?

– Bu yaştan sonra yeni bir ilişki, yeni bir zor geliyor.

– Aslında o çok iyi biri, sadece değişmesi gerek.

– Bütün arkadaşlarım sırayla evlenirken, ben nasıl ayrılırım?

– Ben değişirsem ilişkimiz düzelir.

– Yalnız kalmaktan korkuyorum.

Mazeretler bitmez… Konu, öncelikle sizin bireysel mutluluğunuz. Önemli olan gerçeklerle yüzleşmek ve hayata korkmadan adım atabilmek.

Hikayesi olan sorular

“7 senedir beraberiz. Bunca yıllık emeğimi nasıl çöpe atarım?”

İlişkinizi bir yatırım olarak görmekten vazgeçmelisiniz. 7 senedir sadece emek vermediniz. Bu ilişkinin sizi mutlu eden zamanları da oldu ki sürdürdünüz. Kazancınız geçmişte size iyi hissettiren zamanlar. Şimdi 7 sene için bunu söyleyip, gerekli adımı atmadığınızda, ilerleyen zamanlarda ne yazık ki daha büyük rakamlarla aynı cümleyi kuracaksınız.

Zarar ettiğiniz bir iş yerini, kaç sene açık tutmayı göze alırsınız?

“Sevgilim çok iyi bir insan. Ama ben onun depresyonda olduğunu düşünüyorum. Çok fazla içki içiyor. Bence birlikte takıldığı insanlar yanlış”

“İyi bir insan olmak” bir ilişki için yeterli koşul değil. Etrafınıza baktığınızda kaç tane kötü insan tanıyorsunuz ki? Ancak unutmayın ki “depresyon” bir uzmanın değil sizin koyduğunuz bir tanıysa, yanılma ihtimaliniz çok yüksek. Bu durum onun kişilik özelliği de olabilir. Her halükarda alkol, kumar vb bağımlılıklar tedavi gerektirir. Siz onun hastabakıcısı ya da bir uzman değilsiniz ve onu tedavi etmeniz mümkün değil. Üstelik sorun arkadaşlarında değil, kendisinde demektir. İnsanlar kendisine uygun arkadaşlar seçer.
“Aslında büyük sorunlarımız yok. Sadece doğum günlerimi, özel günlerimizi hatırlamasını, onaylamadığım arkadaşlarıyla görüşmemesini, bir de daha hırslı ve çalışkan olmasını bekliyorum ondan. Bu davranışlarını değiştirse ilişkimiz çok güzel olacak”

O, bu davranışlarını değiştirmeyecek ve ilişkin istediğin gibi olmayacak! Çünkü hayata bakış açılarınız farklı. Ya onu olduğu gibi kabul edeceksiniz ya da bu ilişkiden vazgeçeceksiniz. Kimse kimseyi değiştiremez ve bu değişimi istemeye hakkı olmamalı. Sizin istediğiniz kalıba girerse, bu sefer de o mutlu olmayacak. Siz başka bir ilişki ve başka bir sevgili arıyorsunuz aslında. Bunu kabullenmek bu kadar zor olmamalı.

“Çok üzülüyorum; üzüntümle baş edemiyorum”

Elbette üzüleceksiniz. Her şeyden önce hayal kırıklığı yaşadınız ve acı çekiyorsunuz. Ama geçecek! Üzüntünüzle baş etmeye çalışmayın. Bir ilişkiyi bitirirken üzülmenizden daha doğal ne var! Üzülün, ağlayın, acınızı tüketin ve ayağa kalkın. Bu ilişkiyi size mutluluk vermediği için bitirdiğinizi unutmayın.

Şimdi üzgün olabilirsiniz, ama daha güzel günler gelecek.